Faruk POLAT tarafından 11.03.2009 tarihinde eklendi ve 267 defa okundu. Türkiye'nin Otomotivde Marka Olma Hikayesi Türkiye’nin otomotivde marka olma hayali; 1943’te Vehbi Koç ve Bernar
Nahum’un yollarının kesişmesi ile başlıyor ve Türkiye, seri olarak üretilen ilk otomobille, yani Anadol’la tanışıyor.
Türkiye Sınai Mülkiyet Haklarıyla,
sadece 1879 yılında yürürlüğe giren
İhtira Beratı Kanunu ve 1965 yılında
yürürlüğe giren 551 sayılı Markalar
Kanunu ile tanışmıştı. Sınai Mülkiyet
Hakları’nın korunması ile ilgili diğer
konularda özel bir mevzuata da sahip
değildi.
1 Ocak 1995 tarihinde yürürlüğe giren
ve Türkiye de dahil 132 ülkenin taraf
olduğu Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
Kuruluş Antlaşması ve onun ekinde
yer alan önemli kurallar ve yaptırımlar
içeren Ticaretle Bağlantılı Fikri ve
Sinai Mülkiyet Hakları (Trade Related
Aspects of Intellectual Property
rights-TRIPs) Anlaşması ulusal ve
uluslararası alandaki her türlü endüstriyel
ve ticari ilişkilerde sınai mülkiyet
haklarının etkin korunması ve
taklit mal ticaretinin önlenmesi ilkesi
ile TÜRKİYE ilk ciddi marka patent
mevzuatı ile tanışmış oldu.
Türkiye’nin otomotivde marka olma
hayali; 1943’te Vehbi Koç ve Bernar
Nahum’un yollarının kesişmesi ile
başlıyor ve Türkiye, seri olarak üretilen
ilk otomobille, yani Anadol’la tanışıyor.
Anadol adı, açılan isim yarışması
sonucunda finale kalan; Anadolu,
Anadol ve Koç arasından seçilmiştir.
Anadol, Otosan tarafından 1966-1984
yılları arasında İstanbul’daki fabrikada
üretilmiştir. İlk Türk üretimi otomobil
ise 1960’da TCDD tarafından
yalnızca beş tane üretilen “Devrim”
adı verilen örnek otomobildir.
Türkiye’de tasarlanan ve seri olarak
üretilen ilk Türk otomobili ise STC-
16 (Sport Turkish Car), yani “Spor
Anadol”dur. Anadol’un yurtdışında
tasarlanması ve Reliant’ın desteğiyle
üretilmesi nedeniyle “Türk otomobili
yapamadınız” eleştirilerinin önünü
kesmek isteyen Otosan, bir Türk otomobili
için kolları sıvıyor. Fakat yeni
otomobilin Anadol’a da rakip olması
istenmediği için bir spor otomobil üretilmesine
karar veriliyor ve böylelikle
Spor Anadol macerası başlıyor ve 8
ay gibi dünyada görülmemiş bir hızla
tamamlanarak 1973 yılı Nisan ayında
caddelerde boy göstermeye başlıyor.
Türkiye’deki ekonomik konjonktürün
iyi olmaması, döviz sıkıntısı, ithalat
kotaları vb. engellere bağlı olarak iç
talep yetersizliği yanında hükümetin
de spor otomobil gibi projeleri “fantazi”
olarak görerek soğuk bakması,
uluslararası fuarlarda hayli ilgi gören,
ABD pazarından bile sipariş alan,
Lübnan’a yapacağı ihracat bu ülkede
başlayan iç savaş nedeniyle gerçekleşemeyen
STC-16’nın seri üretimi çok
uzun sürmüyor. Ancak Anadol projesinin
yarattığı ivme ve Otosan Mamül
Geliştirme Bölümü’ne verilen destek,
STC-16’nın yanı sıra dünyanın ilk
“Beach Buggy”si olan Böcek’in tasarımına,
Mazda’yı Mazda yapan Wenkel
Motor’un Türkiye’de de geliştirilmesine
ve dönemin her açıdan en gelişmiş
toknolojisine sahip “Çağdaş”ın
tasarlanmasına olanak sağlıyor.
Spor Anadol ve Böcek üretiminden
vazgeçen Otosan, Çağdaş’ı da
üretmeme kararı alıyor ve Mamül
Geliştirme’nin de kapısına kilit asıyor.
Almanya’da üretimden kalkmak
üzere olan Taunus kalıplarıyla modası
geçmiş bir teknolojiyi Türkiye’ye
transfer ederek 1985 yılında yerli Ford
Taunus’u üretmeye başlıyor.
Fabrikanın tekrar tasarıma odaklanması
ve yine yerli tasarım olan Ford
Transit’in banttan çıkması, 2002 yılını
buluyor. Ama bu kez ortada ne
Anadol var ne STC-16, ne Böcek, ne
Çağdaş... Otosan artık otomotiv devi
Ford’un bir parçası ve hem tasarımını
hem de üretimini Ford adı altında yapıyor.
Böylece Türkiye’nin global bir
marka yaratma şansı yıllar önce kaçırılmış
oluyor. Otosan’dan yıllar sonra
kurulan Hyundai ile Kore’nin başardığını
Türkiye başaramamış oluyor.
Günümüzde etrafımızda dolaşan
Anadol`lar olmasa da, olsa bile onları
diğer otomobiller arasından seçip
arkasından bakamasak da hatta etrafımızda
“İneklerin yediği otomobil”
gibi aslı olmayan yakıştırmaları
ona “layık” gören kimseler olsa da,
Anadol`un bazı gerçekleri vardır: Fiberglas
karosere sahip ilk dört kapılı
aile otomobili; stationwagon otomobili
dünyada bir ilk ve o zamanlarda
Anadol bunu başarana kadar fiberglas
2 kapılı modeller haricinde hiçbir
otomobile uygulanamamıştı.1974
yılında Londra- Büyük Sahra-Münih
Rallisi’ne katılmış ilk Türk spor otomobil.
Ayrıca dünyanın ilk sahil Buggy`si
olan Böcek’in ve tasarım ve üretimi
de Türkiye`de yapılmıştır.
Dünya otomotiv devlerinden olan
Japonya ve Güney Kore otomobil sanayilerini
taklit üzerine kurmuşlardır.
Yaptıkları ilk modeller çok kötüden
öte gidememesine rağmen, zamanla
teknolojilerini ve tasarımlarını geliştirmişler
ve markalarına büyük yatırımlar
yaparak Türkiye’ye ve dünyaya
lisans verir hale gelmişlerdir. Marka
olma yolunu değil de lisans alma yolunu
seçen Türk Otomotivi ise lisans
veren şirketlerin kendi çıkarlarını koruması
ve önünü kesmesi sonucu bir
türlü marka olamamaktadır.
Günün birinde %100 TÜRK MARKASI
otomobillere binmek dileği ile...
-------------------------------------------------------------------------------------------- Diğer Makaleler : --------------------------------------------------------------------------------------------
» (17.08.2010) Yakıt tasarrufu yapmanın püf noktaları... » (23.03.2010) Dev markaların elektrikli otoları Türkiye'de üreti... » (11.02.2010) Edison, AB'ye veda ediyor... » (11.02.2010) "Güneşsiz" güneş enerjisi... » (11.02.2010) Egzersizden elektrik... » (09.02.2010) EURO NCAP 5 ILDIZLI ARAÇLAR... » (12.01.2010) HESAPLI YAKIT VE ELEKTRİKLİ ARAÇ GELİŞİMİ... » (03.12.2009) OTOMOTİVDE KAMPANYALAR... » (03.12.2009) YAYA VE BİSİKLETLİLERİ KORUYAN SİSTEM... » (03.12.2009) ARABA SATIŞLARI KASIM AYINDA ARTTI... » (03.12.2009) POLO Avrupa' da yılın aracı... » (03.12.2009) Peugeot 5008 ve 308, Euro NCAP'ten tam not aldı... » (03.12.2009) Dünyada araç üretimi yüzde 23 azaldı... » (03.11.2009) Honda'dan yakıt tasarrufu için yeni adım... » (12.03.2009) AB Oto Yan Sanayi Pazarında Yeni Fırsatlar... » (11.03.2009) Türkiye'nin Otomotivde Marka Olma Hikayesi... (Bu makaledesiniz) » (11.03.2009) Ülkemizde "RECAL" Neden Uygulanmıyor?... » (09.03.2009) Çevre Dostu Yakıt Hücreleri... » (09.03.2009) Araç Güvenliğinin Birinci Kuralı... » (10.03.2009) Yayaları Korumaya Yönelik Baskılar Artıyor... |