Canpolat ÇAKAL tarafından 09.03.2009 tarihinde eklendi ve 394 defa okundu. Çevre Dostu Yakıt Hücreleri Yakıt hücresi; elektrokimyasal yöntem ile
elektrik üreten cihazdır. Elektrik üretimi için
doğada bol miktarda bulunan hidrojen
elementi kullanıldığından yanma ürünü olarak
ortaya sadece su (H2O) çıkar.
Teknolojinin her geçen gün gelişmesi
buna bağlı olarak kullanılan makine ve
ekipmanlarda enerji ihtiyaçlarının artmasına
sebep olurken, farklı alanlardaki
enerji ihtiyacı, enerjinin değişik kaynaklardan
temin edilmesi gerekliliğini
doğurmaktadır.
Enerji kaynaklarının tüketilmesi esnasında
oluşan zararlı gaz ve atıkların etkileri
dünyamızı tehdit ederken gelecek
nesillere bırakılacak mirası olumsuz
etkilemektedir. Bu sebeple enerji tüketiminde
çevreye duyarlı teknolojiler
kullanmak ve aynı enerji ile daha fazla
iş üretmek birincil görevimizdir.
Yeni teknolojilerde kullanılmak üzere
geliştirilen yakıt hücreleri kullanım çeşitliliği
ve çevreye olan duyarlılığı ile
gelecek vaat etmektedir.
Yakıt hücreleri ilk olarak 1839 yılında
bulunmuş ancak günümüze kadar ilgisiz
kalmıştır. Gelişen teknoloji ile uzay
programları çerçevesinde tekrar ele
alınmış ve gelişimi hız kazanmıştır.
Yakıt hücresi, elektrokimyasal yöntem
ile elektrik üren cihazdır. Elektrik üretimi
için doğada bol miktarda bulunan
hidrojen elementi kullanıldığından
yanma ürünü olarak ortaya sadece su
(H2O) çıkar.
Yakıt pilleri çeşitli alanlarda kullanılmasına
rağmen en büyük talep otomotiv
sektöründen gelmiştir. Genellikle
otomobillerde elektrik motoruna güç
vermek için kullanılır. Birçok otomotiv
firması bu konudaki prototiplerini
hazırlayarak seri üretim aşamasına gelmiştir.
Yakıt pilleri kullandıkları elektrolite ve
hidrojen kaynağına göre çeşitlilik gösterir.
Pozitif (katot) ve negatif (anot)
elektrotlardan oluşan yakıt pillerinde
anot ucundan sisteme verilen hidrojen
katalizörler yardımıyla proton ve elektronlara
ayrılır. Meydana gelen protonlar
katot ucuna doğru hareketlenir.
Negatif yüklü iyonlarsa pozitif yüklü
katota doğru harekete zorlanarak elektrik
akımını oluşturur. Katotta oksijen
ve hidrojen iyonları ile elektronların
reaksiyona girmesiyle su elde edilir.
Yakıt pilleri, yakıtı ve okside eden maddeyi
kimyasal olarak yanma olmaksızın
bir araya getirerek geleneksel yanmadaki
enerji kayıplarını önler ve kirliliğe
neden olmaz. Tehlikeli maddeler içermezken
sessiz ve hareketsiz çalışır.
Yakıt pilleri tarafından üretilen doğru
akım (DC) gerekli olduğu durumlarda
bir çevirici vasıtasıyla alternatif akıma
(AC) çevrilebilir. Genellikle bir tek yakıt
pili yaklaşık 0,7 - 0,8 V üretir. Daha
yüksek güçlerin gerekli olduğu durumlarda
seri ve/veya paralel bağlantılarla
yığın haline getirilerek kullanılabilirler.
AVANTAJLARI
Normal piller ile yakıt pilleri arasındaki
çalışma prensipleri benzerlik gösterse
de teknik olarak yakıt pilleri daha üstün
enerji kaynaklarıdır. Normal piller kimyasal
reaksiyonlarını tamamladıktan
sonra tekrar şarj gerektirir. Yakıt hücreleri
ise gerekli yakıt sağlandığı sürece,
sürekli enerji üretebilir. Ömürleri ise
normal pillere oranla daha uzundur.
Ayrıca hareketli parça içermemeleri
verimliliğin yüksek olmasına imkan
vermektedir. Modüler olmaları, sessiz
çalışmaları, katı atık oluşturmamaları
diğer avantajlarından bazılarıdır.
Çevre konusundaki en büyük avantajı
ise yakıt olarak saf hidrojen kullanıldığı
taktirde enerji üretirken hiçbir zararlı
atığın ortaya çıkmamasıdır. Ayrıca içten
yanmalı motorlarda toplam kontrol
edilemeyen emisyonlar 2000 ppm dolaylarında
iken, yakıt hücreli sistemlerde
sadece 5 ppm civarındadır.
Yakıt pili kullanımı petrol tüketiminde
azalma meydana getirecek ve sera etkisi
oluşturan gaz salınımları nispeten
azalacaktır. ABD enerji bakanlığının
yaptığı bir çalışmaya göre ABD’deki
otomobillerin sadece %10’u yakıt
hücresi ile çalıştırıldığında günde 800
bin varil petrol daha az tüketilecek ve
bunun sonucunda yılda bir milyon ton
zehirli maddenin ve 60 milyon ton karbon
dioksitin açığa çıkması engellenecektir.
TAŞITLARDA KULLANIMI
İlk olarak 1959 yılında bir motoru çalıştırabilecek
5 kW’lık yakıt hücresi
üretilmiştir. Aynı yılın sonlarına doğru
20 beygir gücünde bir traktör üretilmiş
ve yakıt hücresi kullanarak çalışan ilk
araç unvanını almıştır.
1960 yılında “Bacon Hücresi” adı verilen
sistem patentlenmiş, uzay araştırmalarında
elektrik ve su üretmek için
lisanslanmıştır. General Electric, Bacon
hücresini temel alarak, NASA’nın
Gemini ve Apollo uzay kapsülleri için
yakıt hücresi tabanlı elektrik güç sistemleri
üretmiştir. Günümüzde uzay
mekiklerinin elektriği ve mürettebatın
su ihtiyacı yakıt hücreleri tarafından
karşılanmaktadır.
1993 yılında yakıt hücresi ile çalışan
ilk otobüs üretilmiştir. Daimler Benz ve
Toyota 1997 yılında yakıt pilli prototip
arabaları üretmişlerdir.
General Motors, Ford, Chrysler, Toyota,
Honda, BMW, Renault yakıt
pilleri ile çalışan otomobilleri ticari
anlamda üretmek çabasındadırlar. Daimler
Chrysler’in ürettiği, yakıt pilini
Ballard’dan sağladığı, NECAR4 (sıvı
hidrojenle çalışır) ve metanol dönüştürücülü
NECAR5, General Motors’un
Opel “Zafira” adı verilen ve 75 kW’
lık Ballard “tescilli” yakıt pili taşıyan
aracı, Ford tarafından üretilen “Think
FC5”ler, Toyota’nın RAV-4 ve Fine-
N’i, Nissan Renessa ve Mitsubishi,
Daihatsu, Honda ve Mazda ortaklığı
Demio FCEV, Renault’un 30 kW Nora
cell kullanan Laguna’sı prototiplere birer
örnektir.
Taşıtlarda hidrojenin içten yanmalı
motorlar veya yakıt pilleri aracılığıyla
kullanımı konusunda da, Daimler-
Benz şirketinin sıfır salımlı minübüs’ü,
BMW, Dodge, Buick, Suzuki firmalarının
deneme otomobilleri, Macchi-
Ansoldo’nun ve MAN firmasının SL202
otobüsleri, Kanada Demiryolları’nın
Lokomotifi ile Almanya, Avustralya ve
Kanada donanmaları için imal edilen
deniz altılar sayılabilir.
Mercedes-Crysler firması, büyük şehirlerde
çevre kirliliğini önlemek için, 30
adet hidrojen ile çalışan 70 kişilik toplu
taşım araçlarını 10 Avrupa başkentinde,
her türlü iklim ve arazi şartlarında denemektedir.
Bu araçlarda sistem elektrik
motoru ile hareket eder, motor, piston,
grank ve şanzıman yoktur.
Bir İngiliz şirketi olan Intelligent
Energy, hidrojenle çalışan ilk motosikleti
üretmiştir. Motosiklet, dört saat
yolculuk için yeterli hidrojeni taşımakta,
100 mil seyahat edebilmekte ve 50
mil/saat hıza erişebilmektedir. Honda
da yakıt hücreli motosiklet üreteceğini
duyurmuştur.
İlk hidrojen istasyonu 2003’de
Reykjavik-İzlanda’da hizmete girmiştir.
İstasyon, Reykjavik otobüs ağındaki,
Daimler Chrysler tarafından üretilen
üç otobüse hizmet vermekte olup Norsk
Hydro şirketince üretilen bir elektroliz
ünitesi ile kendi hidrojenini üretmektedir.
Olası bir hidrojen kaçağının rahatça
atmosfere karışabilmesi için istasyonun
tavanı bulunmamaktadır.
YAKIT PİLLERİNDE BOR
Yakıt pilleri ile enerji üretiminde kullanılan
hidrojenin depolanmasında ve
hidrojen kaynağı olarak bor hidrürü
bileşiklerinin kullanımı önemli ve yeni
uygulama alanı olarak yoğun bir şekilde
araştırılmaktadır. Özellikle hidrojen
kaynağı olarak sodyum bor hidrür üretimi
ve yakıt pillerinde hidrojen üretiminden
sonra oluşan sodyum boratın
tekrar sodyum bor hidrüre dönüştürülmesi
ileriye yönelik önemli bir araştırma
konusu olarak dikkat çekmektedir.
Borlu bileşiklerin hidrojen depolanmasında
kullanımına yönelik bilimsel
gelişmeler yakıt pillerinin ekonomik
olarak kullanımına olanak sağlayabilecektir.
Ayrıca yakıt pillerinde proton iletkenliğini
artıran membran geliştirilmesinde
de bor bileşiklerinin kullanımı araştırılmaktadır.
Bor rezervinde önemli bir paya sahip
olan Türkiye, bu alandaki teknolojik
gelişmeler ile önemli bir merkez konumuna
gelme potansiyelindedir.
SONUÇ
Yenilenebilir enerji olarak yakıt pilleri,
fosil enerji kaynaklarına olan bağımlılığı
azaltması, çevreci konumları, basit
çalışma prensipleriyle gelecek vaat etmektedir.
Yakıt hücrelerinin ticari hayata geçebilmesi
için öncelikle maliyetlerinin düşmesi
gerekmektedir. Otomobillerde ani
ivme kazanabilecek gücü üretmeleri ve
soğuğa karşı dayanıklı olabilmeleri de
geliştirilmesi gereken konular içerisindedir.
Yakıt kaynağı olarak kullanılan
hidrojenin taşınması depolanması ve
güvenli bir şekilde kullanımı konusunda
çalışmalar ise devam etmektedir.
-------------------------------------------------------------------------------------------- Diğer Makaleler : --------------------------------------------------------------------------------------------
» (17.08.2010) Yakıt tasarrufu yapmanın püf noktaları... » (23.03.2010) Dev markaların elektrikli otoları Türkiye'de üreti... » (11.02.2010) Edison, AB'ye veda ediyor... » (11.02.2010) "Güneşsiz" güneş enerjisi... » (11.02.2010) Egzersizden elektrik... » (09.02.2010) EURO NCAP 5 ILDIZLI ARAÇLAR... » (12.01.2010) HESAPLI YAKIT VE ELEKTRİKLİ ARAÇ GELİŞİMİ... » (03.12.2009) OTOMOTİVDE KAMPANYALAR... » (03.12.2009) YAYA VE BİSİKLETLİLERİ KORUYAN SİSTEM... » (03.12.2009) ARABA SATIŞLARI KASIM AYINDA ARTTI... » (03.12.2009) POLO Avrupa' da yılın aracı... » (03.12.2009) Peugeot 5008 ve 308, Euro NCAP'ten tam not aldı... » (03.12.2009) Dünyada araç üretimi yüzde 23 azaldı... » (03.11.2009) Honda'dan yakıt tasarrufu için yeni adım... » (12.03.2009) AB Oto Yan Sanayi Pazarında Yeni Fırsatlar... » (11.03.2009) Türkiye'nin Otomotivde Marka Olma Hikayesi... » (11.03.2009) Ülkemizde "RECAL" Neden Uygulanmıyor?... » (09.03.2009) Çevre Dostu Yakıt Hücreleri... (Bu makaledesiniz) » (09.03.2009) Araç Güvenliğinin Birinci Kuralı... » (10.03.2009) Yayaları Korumaya Yönelik Baskılar Artıyor... |