Y.KÖKSAL tarafından 09.03.2009 tarihinde eklendi ve 237 defa okundu. Araç Güvenliğinin Birinci Kuralı Araçların sürüş güvenliği ancak
5 lastiğin de kalitesi ve standardı
uygun olduğunda sağlanır.
Ne yazık ki Avrupa’da ve Türkiye’de
üretilmiş olan kendi içinde tamir
edilmiş olan ve sürüş güvenliği açısından
hurdaya ayrılması gereken
lastikler Türk Otomotiv tüketicisinin
kullanımına sunulmaktadır.
İlk bakışta görsel olarak hiçbir farklılık
göstermeyen lastiklerin bir kısmı
içerisinde çelik telleri atmış, ancak
tüketicinin anlamayacağı şekilde
cilalanmıştır.
3. Kalite Tamir edilmiş lastikleri
Türk tüketicisine satan lastik üreticilerini
UYARIYORUZ!
Araçların sürüş güvenliği ancak 5
lastiğin de kalitesi ve standardı uygun
olduğunda sağlanır. Bunu dikkate
alan lastik üreticisi ve ithalatçıları
artık OTD’nin takibinde olacak.
Otomotiv tüketicisinin en önemli
paydaşlarından birisi olan lastik
sektörünün kaliteli üretimi OTD tarafından
sürekli desteklenecektir.
Tüketiciye kalitesiz lastik sunulduğunun
tesbiti halinde ise türk tüketicisi
gerekli tepkiyi gösterecektir.
Trafikte kaybedilen can bizim canımız,
CANIMIZ ÜZERİNDEN PARA
KAZANILMASINA DUR DİYECEĞİZ.
Kamyon kazalarının %70’i lastik
kaynaklı hatalar. Kayıtlara geçmiş
tek bir lastik hatası yok. Tek suçlu
gariban şöfor. Ne araştıran var ne
de soran; tek suçlu gariban şoför.
Otomotiv tüketicisinin sahibi bugüne
kadar hiç olmadı.
LASTİKTE GERİ ÇAĞIRMA-RECALL
Lastik üreticileri ve ithalatçıları
Türkiye’de kaç defa hata nedeniyle
lastiklerini toplattırdılar. RECALL!
yaptılar. Kocaman bir SIFIR, hiç mi
hatalı lastik üretilip piyasaya sürülmedi.
Avrupa ve Amerika’ da üretilip piyasaya
sürülen daha sonra hatalı
olduğu gerekçesiyle toplatılan lastikler
nereye satılıyor? Hangi ülkelere
pazarlanıyor? Dünyada onlarca
geri çağırmaya karşı Türkiye’de
neden hiç ses çıkmıyor? Avrupa ve
Amerika’da toplatılan milyonlarca
lastik türk pazarına sokuluyor mu?..
OTD olarak bu soruların takipçisi
olacak ve cevapları tüketicilerle paylaşacağız.
Yeni Nesil Lastik Teknolojileri
Michelin’in yeni lastikleri; Airless, Tweel ve Active Wheel’in
önümüzdeki 15 yıl içerisinde kullanıma sunulması planlanıyor.
Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılan bu yeni
nesil lastik teknolojileri, bilinen lastik kavramlarını
değiştirecek özellikler taşıyor.
Bu üç teknolojiden “Michelin Airless”,
içine hava basılması gerekmeyen ve dolasıyla
patlama ihtimali olmayan bir lastik
türü olarak tanımlanıyor. Michelin Airless,
elastik yapısı sayesinde otomobillerin güvenli
ve konforlu bir şekilde kullanılmasına
olanak sağlıyor. Kauçuk tabanı yüksek
performanslı kompozit materyallerden
yapılmış radyal yapıyla sarılmıştır. Bileşik
malzemelerle oluşturulan tel kafesin kauçuk
ile kaplanmasından oluşan lastiğin en
ilginç özelliği ise aşındıkça kaplanabilmesi.
Yüksek kaliteli radyal lastik malzemesi
sayesinde de Michelin Airless teknolojili
lastiklerin ömrü araç ömrü kadar uzun olabiliyor.
Radyal tellerden biri ya da birkaçının
zarara görmesi durumunda otomobilin
durmasına gerek yoktur. Michelin Airless,
özel tasarımından dolayı otomobillerin dışında
iki tekerlekli araçlar içinde kullanıma
uygun.
Michelin’in ikinci heyecan uyandıran lastik
teknolojisi “Tweel” adını taşıyor. Michelin
Airless gibi Tweel de kesinlikle havaya
ihtiyaç duymuyor ve patlamıyor. Fark ise,
kauçuk sırt bantının esnek jant telleriyle
jantın göbeğine tutturulmuş olması. Örgülü
lastik tırtılı ile pnömatik olmayan (havasız)
tekerlek, merkezine doğru esnek tekerlek
parmakları boyunca uzanıyor. Bu yeni teknolojinin
seri üretim araçlara uygulanması
uzun süre alabilecek fakat yakın gelecekte
bu teknolojiyi hafif ağırlıkları olan tekerlekli
sandalyeler ve askeri araçlarda görmemiz
mümkün.
“Active Wheel” ise, her bir tekerleğin
kendi başına bir motor gibi çalıştığı ve
süspansiyon sisteminin de tekerleğin içine
dahil edildiği bir lastik. Dört tekerleği
olan bir araçta, normal bir otomobilde olması
gereken birçok şeye gerek kalmıyor.
Active Wheel teknolojili tekerlekler esas
olarak elektrikli ve yakıt hücreli araçlar
için tasarlanmış. Gelecekte Active Wheel
teknolojisiyle donatılan yakıt hücreli ve
elektrik bataryalı araçlar, vites kutusu,
debriyaj, transmisyon çubuğu, kardan
mafsalı gibi ekipmanları tamamen devre
dışı bırakacak. Üstelik süspansiyon ve
motorun tek bir tekerlek üzerinde entegre
olmasından dolayı yol tutuş ve sürüş
konforu gibi kalemler olumlu yönde etkileniyor.
Bu teknolojinin diğer bir özelliği
de istenildiği zaman iki ya da dört çekiş
arasında tercih yapılabilmesi.
-------------------------------------------------------------------------------------------- Diğer Makaleler : --------------------------------------------------------------------------------------------
» (17.08.2010) Yakıt tasarrufu yapmanın püf noktaları... » (23.03.2010) Dev markaların elektrikli otoları Türkiye'de üreti... » (11.02.2010) Edison, AB'ye veda ediyor... » (11.02.2010) "Güneşsiz" güneş enerjisi... » (11.02.2010) Egzersizden elektrik... » (09.02.2010) EURO NCAP 5 ILDIZLI ARAÇLAR... » (12.01.2010) HESAPLI YAKIT VE ELEKTRİKLİ ARAÇ GELİŞİMİ... » (03.12.2009) OTOMOTİVDE KAMPANYALAR... » (03.12.2009) YAYA VE BİSİKLETLİLERİ KORUYAN SİSTEM... » (03.12.2009) ARABA SATIŞLARI KASIM AYINDA ARTTI... » (03.12.2009) POLO Avrupa' da yılın aracı... » (03.12.2009) Peugeot 5008 ve 308, Euro NCAP'ten tam not aldı... » (03.12.2009) Dünyada araç üretimi yüzde 23 azaldı... » (03.11.2009) Honda'dan yakıt tasarrufu için yeni adım... » (12.03.2009) AB Oto Yan Sanayi Pazarında Yeni Fırsatlar... » (11.03.2009) Türkiye'nin Otomotivde Marka Olma Hikayesi... » (11.03.2009) Ülkemizde "RECAL" Neden Uygulanmıyor?... » (09.03.2009) Çevre Dostu Yakıt Hücreleri... » (09.03.2009) Araç Güvenliğinin Birinci Kuralı... (Bu makaledesiniz) » (10.03.2009) Yayaları Korumaya Yönelik Baskılar Artıyor... |